GURME RAKUN

GURME RAKUN

1 Ağustos 2018 Çarşamba

ENDONEZYA ADALARINDAN NEFİS TATLAR


17 bini aşkın adası, 267 milyon nüfusu ile Endonezya, Güneydoğu Asya’nın en büyük ülkesi. Etnik yapısı ve çok kültürlülüğü ile karşımıza zengin bir mutfak çıkarıyor. 

Hindistan, Orta Doğu, Çin ve Avrupa gibi farklı mutfaklardan etkilenmiş. Özellikle adalarda bu çeşitlilik daha yoğun görülüyor. Hatta Bali, Gili adaları gibi yerlerde turizmin de etkisiyle dünyanın farklı mutfaklarından gayet başarılı örnekler bulmak mümkün. Mesela, neredeyse Napoli ayarında pizzalar yedim. (Bence yıllar önce bir Massimo ada yerlilerine el vermiş olmalı)


Kahvaltıyla başlayalım. Tost ekmeği, tereyağı, reçel, domuz pastırması ve sosis, cheddar peyniri, yumurta, tropik meyve/meyve suyu bulacaksınız genelde. Zeytinle karşılaşma şansınız yok. Bu saydığım çeşitler turistler için zaten. Asıl kahvaltı anlayışlarında ise bize göre öğlen veya akşam yemeği olarak yenilen türden şeyler var: Noodle, Çin böreği, pirinç, tavuk, sebze sote gibi…

Yerel yemeklerde sıklıkla bulacağınız şey baharat olacak. Çünkü 100’ü aşkın baharat çeşidi kullanılmakta. Özellikle zencefilin kokusunu, tadını her yerde fazlasıyla alacaksınız. Bence yemeğin özgün tadını çok bastırdığı için sipariş verirken az konulmasını isteyebilirsiniz. 

Demir hindi ağacının meyvesi olan tamarind, Hindistan cevizi sütü, safran, köri, sarımsak, kişniş, limon yaprağı da çokça kullanılıyor. Chili biber ise hiç esirgenmiyor. Eğer acıyla aranız yoksa garsonu baştan uyarmakta fayda var. Çoğu yerde yemekler muz yaprakları üzerinde servis ediliyor. Sunumlar hep zarif bir şıklık içinde...

Pirinç bu mutfağın vazgeçilmez ürünlerden. Hemen her yemeğin yanında yağsız, tuzsuz haşlanmış pirinç geliyor. Kızarmış pilav, muz yaprağına pirinçle yapılan dolma, pirinç krakeri, soslu pilavlar gibi birçok çeşit mevcut tabi. Tofu da pek çok menüde yerini almış. 


Çorbalarda sebzeler, etler, deniz ürünleri büyük parçalar halinde kullanılıyor. Bu arada, deniz ürünlerini seviyorsanız bu ülke sizin için cennet olacaktır. 

Endonezya mutfağını tümüyle ele alırsam birkaç kitap çıkar. O yüzden sıklıkla karşılaşacağınız bazı yemeklerden bahsetmek istiyorum.

Nasi Goreng

Kızarmış pirinç olarak bilinen yemek. Haşlanıp soğutulan pirinç kavrulur. Kişniş, zencefil, soya sosu gibi malzemeler katılır. Et/tavuk/deniz ürünü/sebze ile yapılan seçenekleri bulunmakta.

Mie Goreng
Nasi gorengin Uzakdoğu eriştesi (noodle) ile yapılanıdır. Pirinç erişteli olanıysa benim favorim. Çünkü çok daha ince ve lezzetli.

Satay Soslu Tavuk/Et
Satay sos, fıstığın ezilmesi ve çeşitli baharatların eklenmesiyle hazırlanan nefis bir sos. Yine yerel baharatlarla marine edilmiş tavuk veya et şişlere geçirilip ızgarada pişiriliyor (bu pişirme usulüne de satay deniyor).  Satay sos, üzerine ya da yanına ilave ediliyor.

Rendang

Dünyanın en lezzetli 50 yemeği listesinde ilk sırada yer alıyor. Sığır etinin kol kısmından yapılıyor. Zencefil, kimyon, kişniş gibi türlü baharatlar, soğan, sarımsak, limon suyu, Hindistan cevizi sütü, esmer şeker vs. pek çok malzeme var.

Bebek Betutu
Bebek, Endonezya dilinde ördek demek. Yani muz yaprağına sarılı ördek yemeği. Ördek göğüslerinin tuz ve karabiber ile ovulduktan sonra tamarind suyunda marine edilmesiyle hazırlanıyor. Kırmızıbiber, zencefil, misket limonu, sarımsak, kişniş, badem, küçük kesilmiş limon yaprağı ve karabiber ile harmanlanıyor. Bu karışım muz yaprağına sarılıp fırında pişiriliyor.

Kelopon

Bu farklı tatlının yapımını Gili Air adasındaki Gili Cooking Classes’da öğrendim. Pirinç unu, palmiye şekeri, Hindistan cevizi sütü, taze Hindistan cevizi, yeşil gıda boyası ve birazcık tuz kullanılıyor. Cidden leziz... Bizzat yaptım ve yedim. Endonezya’da buna benzer pek çok özgün tatlıyla karşılaşacaksınız.

Yemeden dönmeyin:

Jimbaran sahilindeki restoranlarda o müthiş günbatımını seyredip deniz ürünleri yemeden…

Sokak satıcılarından bakso (bir tür köfte) almadan…

Sadece 2-3 saat süren ve yaptıklarınızı yiyebileceğiniz yemek kurslarına katılmadan…

Akşamları kurulan yemek pazarlarında türlü kokular içinde yemek yemeden,

Özellikle Bali’de dondurma sırasına girmeden…

Tüm tropikal meyveleri tatmadan, sularıyla hazırlanan kokteyllerden içmeden,

Ve, kahve çekirdeklerinin misk kedisi tarafından sindirilmesiyle yapılan Luwak kahvesinden içmeden dönmeyin…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder